Büyükelçi Sayin Ali Kemal Aydin'in Türkiye Cumhuriyeti'nin 89. Kuruluş Yildönümü Vesilesiyle Yaptiği Konuşma

Trablus Büyükelçiliği 29.10.2012

Ekselansları Sayın Bakan Harari,

Kıymetli Bakan Yardımcısı Sayın Abdulaziz

Saygıdeğer Genel Ulusal Kongre Üyeleri,

Ekselanslar,

Libya’daki Türk Toplumunun Değerli Mensupları,

Sevgili Türkiye Dostları,

Hanımefendiler ve Beyefendiler,

Cumhuriyetimizin 89. yıldönümünü kutlamakta olduğumuz bu akşam burada bizimle birlikte olduğunuz ve duyduğumuz coşku ve gururu paylaştığınız için ben ve eşim hepinize teşekkür ediyor, hoş geldiniz diyoruz.

89 yıl önce bugün, Türk halkının her kesiminden temsilciler, uzun ve zorlu bir bağımsızlık savaşına sürüklendikten ve nihayetinde bu zorlu savaşı kazandıktan sonra Mustafa Kemal’in ileri görüşlü ve güçlü liderliği altında bir araya gelerek, yeni devletimizin kuruluşunu ilan ettiler.  

Onlara şükranlarımızı sunuyor ve yüce milletimizin şeref ve bağımsızlığı uğruna canlarını feda edenleri rahmetle anıyoruz.

Türklerin, işgal ve sömürgeciliğe karşı kazandığı bu zaferin, dünyanın her yanındaki diğer mazlum milletleri ayağa kaldırarak sonunda bağımsızlıklarını elde etmeleri yönünde cesaretlendirdiğini ve onlara ilham kaynağı olduğunu da ifade etmeliyim.

Burada tarihi ilgilendiren konulara çok fazla girmeyeceğim. Ancak millet olarak mücadelemizin bu noktada bitmediğini, daha büyük başka bir mücadelenin başladığını anlatmak istiyorum. Bu yeni mücadele, Büyük Atatürk’ün önderliğinde, modernleşme ve onun ifadesiyle “ülkenin en yüksek muasır medeniyet seviyesine ulaştırılması” için başlatılan Türk Devrimi’dir. Zaman zaman karşılaşılan zorluklar ve kesintilere rağmen Türkiye bu yolda ilerlemeye devam etmektedir. Bu uğurda çok şey başardığımızın, ancak halkımızın isteklerinin karşılanması için hâlâ yapılacak çok şey olduğunun da bilincindeyiz.

Türkiye bugün, hukukun üstünlüğü, serbest seçimler, çoğulculuk, temel hak ve özgürlükler, kadın-erkek eşitliği ve insan hakları gibi evrensel değerler ve ilkelerin tam anlamıyla gözetildiği ve korunduğu liberal bir demokrasidir. Din ve devlet işlerinin ayrıldığı ve ikisi arasında karşıtlığın yaşanmadığı laik devlet düzenimizle İslam dünyasında özgün bir yere sahibiz.  

Türkiye aynı zamanda, özel sektör ve hür teşebbüsün itici motor olduğu, kamu sektörünün yalnızca düzenleyici ve denetleyici rolünü üstlendiği bir serbest piyasa ekonomisidir. Hukukun üstünlüğü bütün ekonomik faaliyetlerde hâkim durumdadır ve yabancı yatırımlara da eşit muamele yapılmaktadır. Sağlıklı yapısı ve güçlü performansıyla G-20 ülkeleri arasında yer alan ekonomimiz, Avrupa’da 6. ve dünyada 16. sıraya yerleşmiştir. Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü kutlayacağımız 2023 yılında ise dünyadaki en büyük 10 ekonomi arasına girmeyi hedefliyoruz.  

Dış ilişkilerimizde Atatürk tarafından ortaya konulan “Yurtta sulh, cihanda sulh” prensibini uyguluyoruz. Son zamanlarda sıkça duyduğunuz ve “komşularımızla sıfır sorun” diye tanımladığımız başka bir ilkemiz daha var. Bu, aslında Türkiye’nin komşu ülkelerle ilişkilerindeki beklentilerini özetleyen bir slogandır.  Türkiye, komşularıyla ilişkilerinde yaşanan tüm problemlerin bertaraf edilmesini veya en azından mümkün olduğunca asgari düzeye indirilmesini arzulamaktadır.

Bu politikanın takip edilmesi sürecinde, gerçekçiliği hiçbir zaman bir kenara koymadığımız gibi “sıfır” sorunun bir hedef ve ideal olduğunu da unutmuyoruz.

Değerli Misafirler,

Türkiye, Libya’daki siyasi geçiş sürecini yakından takip etmektedir.

Libya’nın, işleyen bir anayasal demokrasiye geçiş sürecinde önemli bir mesafe kat etmiş olduğunu müşahede etmekten mutluluk duyuyoruz.

Libya halkı, modern çağın en zalim ve en uzun hüküm süren diktatörlerinden birini devirmekle büyük ve hayranlık uyandıran bir iş yapmıştır. Libyalılar, yıllarca mahrum bırakıldıkları özgürlük, adalet, barış ve refahı fazlasıyla hak etmişlerdir.

Bu kutsal dava uğruna hayatlarını feda eden cesur devrim şehitlerini rahmetle anıyoruz.

Türk Hükümeti, Libya'nın, başarılı bir geçiş sürecinin ardından, gerçek bir liberal demokrasiye ve dinamik bir topluma sahip, bölgesinde model bir ülke olması için gereken her şeye sahip olduğuna inanmaktadır.  Türk halkı, ortak evrensel kurallar, değerler ve prensiplere dayalı, güçlü kurumlara sahip, çoğulcu ve anayasal bir demokrasi kurma yolunda kapsamlı bir geçiş sürecinde olan Libya’yı desteklemekte ve Libyalı kardeşlerine bu çabalarında başarılar dilemektedir.  

Demokratik meşruiyet, kapsayıcılık, ulusal dayanışma ve uzlaşmanın, bu geçiş sürecinin başarısı için dikkate alınması gereken diğer unsurlar olduğuna inanıyoruz.

Türkiye ve Türk halkı yönetimde demokratik sistemi model alan ve yeni bir ülke inşa eden Libyalı kardeşlerinin daima yanında olacaktır.

Türkiye, Libya’nın dostluğuna değer vermektedir. Bu dostluk ve kardeşlik ilişkilerini ortak tarihimizden miras aldık.

Kökleri derin olan tarihi ve dostluk bağlarının yanı sıra ortak değerleri paylaşan iki ülke olarak Türkiye ve Libya, birçok alanda dayanışma ve ortaklığa dayalı iyi ve yakın ilişkilere sahiptir. Siyasi ilişkilerimiz en iyi seviyesindedir. Diğer alanlarda da işbirliğimizin zamanla arzu edilen seviyelere ulaşacağına inanıyoruz.

Libyalı muhataplarımızla, ülkelerimizi birbirine bağlayan ve mümkün olan her alanda ortak çıkarlar sağlayan işbirliğimizin temeli olan dostluk bağlarımızın genişletilmesi ve güçlendirilmesi için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye, modern bir toplum ve demokratik bir devlet inşasında ihtiyaç duyulacak her konuda Libya’yla tecrübelerini, bilgisini ve uzmanlığını paylaşmaya hazır ve isteklidir. 

İki ülke halklarının yararına büyük potansiyeller barındırdığını düşündüğüm ikili ekonomik ve ticari ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi konusunda da sıkı bir çalışma içindeyiz. Kardeş halklarımızın en güçlü bağlarını teşkil eden kültürel ve sosyal ilişkiler alanındaki işbirliğimiz ise bizim için ayrı bir öneme sahiptir.

Büyük değişimin yaşandığı bir zamanda Libya’da görev yapmaktan dolayı kendimi şanslı addediyorum. Bizler aslında yeni ve dinamik bir milletin yeniden doğuşuna şahitlik etmekteyiz. Bu diplomatların meslek hayatlarında az karşılaştıkları bir durumdur.

Geçen yıl, devrim sonrasında Trablus’ta milli gün resepsiyonu düzenleyen ilk Büyükelçilik biz olmuştuk. Resepsiyonumuz, ülkenin özgürlüğünü kazanmasından yalnızca birkaç gün sonraya rastlamıştı. Bu yılki kutlamamız ise, ne mutlu ki, yeni hükümetin kuruluşuna denk geldi. Bu vesileyle, Ekselansları Başbakan Sayın Zidan ve kabinesine, Libya’ya hizmetlerinde başarı ve iyi dileklerimi sunmak istiyorum.  

Dikkatiniz için teşekkür ediyor, iyi ve hoşça vakit geçirmenizi diliyorum.

Pazar - Perşembe

08:30 - 13:00 / 14:00 - 17:30

Vize kabul gün ve saatleri: Hafta içi her gün (Cuma ve Cumartesi hariç) saat: 08:30 - 13.00
1.1.2017 1.1.2017 1 Ocak (Yılbaşı)
17.2.2017 17.2.2017 17 Şubat Devrim Bayramı
1.5.2017 1.5.2017 İşçi Bayramı
25.6.2017 27.6.2017 Ramazan Bayramı
1.9.2017 3.9.2017 Kurban Bayramı
16.9.2017 16.9.2017 Şehitler Günü
22.9.2017 22.9.2017 Hicri Yılbaşı
23.10.2017 23.10.2017 Özgürlük Bayramı
29.10.2017 29.10.2017 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
1.12.2017 1.12.2017 1 Rebiul Evvel Hz. Muhammed'in Doğum Günü
24.12.2017 24.12.2017 Libya'nın Bağımsızlık Günü