Türkiye Cumhuriyeti

Trablus Büyükelçiliği

Bilgi Notları

Büyükelçi Ali Kemal Aydın'ın Korina El Cedide ve Arabs Today isimli iki web sitesinde 7 ve 24 Aralık 2011 tarihlerinde yayınlanan makalesi, 17.01.2012

TÜRKİYE VE LİBYA BİRLİKTE EL ELE İLERİYE

 

 

Libya’da Şubat ayında başlayan devrim süreci  Libyalıların 8 ay süren kararlı mücadeleleri sonucunda 42 yıllık diktatörlüğün yıkılmasıyla sonuçlanmıştır. Böylece, Libya’nın tarihinde yeni bir sayfa açılmış; özgürlük, reform ve adalet talepleriyle sokaklara dökülen Libya halkının sağlam iradesinin önünde hiçbir gücün duramayacağı görülmüştür. Libya halkı uzun yıllardır mahrum bırakıldığı özgürlük, adalet, barış ve refahı tümüyle hak etmektedir.

 

Türkiye’nin bu süreçte durduğu yer halkın bulunduğu yerdir. Türkiye, Tunus, Mısır, Yemen, Bahreyn ve Suriye’de olduğu gibi başından itibaren Libya halkının meşru taleplerinin destekçisi olmuştur. Türkiye, kişileri veya rejimleri değil, her zaman ilkeleri savunmuş, halkın yanında durmuş; Ortadoğu’da son dönemde yaşanan dönüşümleri ve kitlelerin haklı taleplerinin yöneticiler tarafından dikkate alınması gerektiğini sürekli vurgulamıştır. Libya’da devrim süreci başladığında Libya yönetimine her düzeyde gerekli telkinlerde bulunularak halkın taleplerinin yerine getirilmesi çağrısında bulunularak iktidarın kan dökülmeden ve ülke harap edilmeden barışçıl bir şekilde halkı temsil eden ve seçimle gelen yöneticilere bırakılması telkin edilmiştir.

 

Rejimin bu çağrı ve uyarılara kulak vermeyerek sivil halka karşı orantısız güç kullanımına başvurması durumu değiştirmiştir. Libya halkının acısını kendi halkının acısı olarak gören Türk Hükümeti bundan sonraki aşamada, Libya’da barışın biran evvel tesisi yönündeki çabalara güçlü şekilde katkıda bulunmaya başlamış, BM, NATO ve diğer uluslararası kuruluşların Libya’ya ilişkin faaliyet ve çalışmalarında aktif olarak rol almıştır. BM Güvenlik Konseyi Kararları uyarınca gerçekleştirilen NATO harekatına kuvvet katkısı sağlayan Türkiye, Libya Temas Grubunun toplantılarına evsahipliği yapmıştır. Bu kapsamda Ulusal Geçiş Konseyi’ni Libya halkının meşru temsilcisi olarak tanıyan ilk ülkelerden olan Türkiye, hibe ve kredi olarak sağladığı 300 milyon Dolarlık mali yardımla da zor günlerinde Libya halkının yanında yer almış ve yaptığı kapsamlı insani yardımların yanısıra çok sayıda Libyalı yaralının tedavisini üstlenmiştir.

Trablus’un kurtarılmasından sonra 2 Eylül’de hür Libya’ya Büyükelçi gönderen ilk ülke de Türkiye olmuştur. Türkiye Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 6 Bakanıyla birlikte 16 Eylül’de Libya’ya gerçekleştirdiği ziyaret, Türkiye’nin bu süreçte Libya’ya sağladığı güçlü desteği bir kez daha ve en üst düzeyde ortaya koymuştur. Önümüzdeki dönemde de, Türkiye, gerek ikili bazda, gerek uluslararası toplumla dayanışma içinde Libya halkına ve geçiş yönetimine tüm alanlarda elinden gelen desteği sağlamayı sürdürecektir.

 

Libya’da bundan sonraki temel sınama, geçiş döneminin düzenli ve süratli bir biçimde tamamlanması; çağdaş ve modern Libya devletinin tüm kurum, kuruluş ve kurallarıyla biran önce inşa edilmesi olacaktır. Libya’da anayasal demokrasiyi hedefleyen siyasi geçiş sürecinin Ulusal Geçiş Konseyi’nin öncülüğünde başarıyla tamamlanması ve Libya’nın kurumsal yeniden yapılanma ve ekonomik kalkınma sürecinin en kısa sürede rayına oturtulması Türkiye’ nin en içten temennisidir.

Türkiye ve Libya uzun bir ortak tarihi geçmişe sahip, halkları arasında güçlü kültürel ve sosyal bağlar olan, dünya medeniyetine önemli katkılarda bulunmuş Akdeniz havzasının iki önemli ülkesidir. Bu yakın tarihi ve kültürel bağlardan kuvvet alan ilişkilerimizin önümüzdeki dönemde her alanda daha da ileri seviyelere taşınmasını sağlayacak zemin sağlam bir şekilde mevcuttur.

Türkiye ile Libya arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkileri ortak tarihimizin bize bıraktığı değerli ve zengin bir mirasdır. Bugün Libya’nın her köşesinde rastladığımız cami, mescit, türbe, okul, kale, çarşı, hamam, han, kışla, konak gibi eserler bu ortak mirasın şahitleridir.

Türkiye, Libya ile karşılıklı çıkar temelinde eşitler arasında bir ilişki kurmaktan yanadır. Bu çerçevede ikili siyasi ilişkilerimizin yanısıra ekonomi, ticaret, kültür ve turizm alanlarındaki işbirliğimizin Türk ve Libya halklarının yararına olacak şekilde genişlemesi ve derinleşmesi için ortaklaşa çalışmanın önemine inanmaktadır.

Türkiye, Libya halkının başarısının Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da cereyan eden siyasi değişim ve dönüşüm hareketlerine yeni bir ivme vereceğine; Libya örneğinin tüm bölgede yansımaları olacağına inanmaktadır.  Demokratik bir Libya, sadece Libya halkı için değil, tüm bölge halkları için de önemli bir ilham ve moral kaynağı oluşturacaktır.

Türkiye, Libya’nın bulunduğu bölgede gerçek bir liberal demokrasi modeli ve dinamik bir toplum olmak için gerekli tüm özelliklere sahip olduğuna inanmaktadır. Türk halkı Libya’daki kapsamlı dönüşüm sürecini desteklemekte ve kardeş Libya halkına ortak evrensel kurallara, değerlere ve ilkelere dayalı güçlü kurumlar ile çoğulcu ve anayasal demokrasiyi kurma çabasında başarılar dilemektedir.