Türkiye Cumhuriyeti

Trablus Büyükelçiliği

Bilgi Notları

Türkiye ve Libya Ekonomik-Ticari İlişkiler Bilgi Notu, 04.07.2012


Ekonomik-Ticari İlişkiler

 

Köklü tarihi ve kültürel bağlarımızın bulunduğu Libya, aynı zamanda Türk müteahhitlerinin 1970'lerde başlayan yurtdışına açılım hamlesinin ilk durağı olması sebebiyle Türk iş dünyasının da tanıdığı ve tecrübesinin olduğu bir ülkedir.

 

17 Şubat 2011’de başlayan halk ayaklanmasının Kaddafi rejimine son verilmesiyle neticelenmesinin ve 23 Ekim 2011 günü ülkenin Kaddafi rejiminden kurtuluşunun ilan edilmesinin ardından başlayan yeni dönemde, devrim sırasında yaşanan tahribatın etkilerinden kurtulmak ve ekonomiyi canlandırmak için alt ve üst yapıyı yenileme, en önemli gelir kaynağı olan petrol sanayi ile petrol dışı sektörleri de geliştirme çabalarına hız vermesi beklenen Libya’nın, yeni dönemde yabancı yatırımcıların gözde pazarlarından birisi olacağı, bu bağlamda, Libya’daki iş hayatını düzenleyen mevzuatın yerleşmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesiyle başta müteahhitlerimiz olmak üzere işadamlarımızın Libya’ya dönüşlerinin hızlanacağı beklenmektedir.

 

Öte yandan, Libya’da iş yapmak isteyen şirketlerimiz ve işadamlarımız için müteahhitlik ve ticaret dışındaki alanlarda işbirliği imkânlarının yeni dönemde daha geniş olması da beklenmektedir. Libya tarafı, ilişkilerin sadece bu alanlarla sınırlı kalmamasını, Türk işadamlarının Libya’ya doğrudan yatırımda bulunmalarını beklediklerini vurgulamaktadırlar. Libya’da şirketlerimiz için serbest sanayi bölgeleri kurulması/işletilmesi, tarım, enerji, bankacılık, lojistik, gıda, turizm, balıkçılık, sağlık ve eğitim alanlarında iş yapma ve yatırım fırsatları mevcuttur. Türk girişimcilerinin Libya’da ürettikleri ürünleri komşu ülkelere ve Afrika’ya pazarlama imkanları da mevcut bulunmaktadır. Geçiş sürecinin tamamlanmasıyla birlikte özelleştirme konusunda önemli fırsatların ortaya çıkacağı tahmin edilmektedir.

 

Müteahhitlik, yatırım ve ticaret alanlarında faaliyet göstermek üzere Türk ve Libyalı şirketler arasında ortak şirketler kurulmasını öneren Libya tarafı, firmalarımızın tecrübe, bilgi ve teknoloji birikimini Libyalılarla paylaşmalarını beklemektedir.

 

Yeni Libya’yla hızla gelişen siyasi ilişkilerimizin de etkisiyle ticari ve ekonomik faaliyetlerin hukuki çerçevesini tamamlayıp zeminini güçlendirecek çeşitli anlaşmaların yapılmasına öncelik verilecektir. 2009 Kasım ayında imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması 22 Nisan 2011 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Öte yandan, Serbest Ticaret Anlaşması ve Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması müzakereleri de sürmektedir.

 

Diğer taraftan, Libya’da iş yapmak isteyen işadamlarımız ve ihracatçılarımız için önemli bir sorun teşkil eden vize sorunu, 2009 Kasımında imzalanan karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasıyla ortadan kalkmıştır.

 

Ticaret-Taahhüt

 

Libya’yla ticaret dengesi, son yıllarda Türkiye lehine bir seyir izlemektedir. Yaşanan olaylar nedeniyle 2011’de Libya’ya ihracatımız 2010’daki 1,935 milyar Dolar seviyesinden (2010 yılı ithalatımız 426 milyon Dolar olmuştur) 765 milyon dolar seviyesine (ithalatımız 2011 yılında 140 milyon Dolara düşmüştür) gerilemiş, ancak 2012 Ocak-Mayıs döneminde yeniden yüksek bir ivme yakalanarak 873 milyon Dolar düzeyine (ithalat ise 2012 Ocak-Nisan döneminde 61,3 milyon Dolar olarak gerçekleşmiştir)  ulaşılmıştır. İhracatımızda başlıca kalemleri sanayi ürünleri (makine, ulaşım araçları, dokumacılık ve hazır giyim, yarı mamuller, demir-çelik, kimyasallar, diğer tüketim malları vs.) ve gıda maddeleri, ithalatımızın tamamına yakınını ise petrol ve petrole dayalı ürünler oluşturmaktadır. İnşaat ekipmanı ve malzemeleri, otomotiv, mobilya, beyaz eşya, tekstil, gıda, elektrik ve elektronik ürünler alanlarında bu ülkeye ihracat için potansiyel olduğu düşünülmektedir. Önümüzdeki dönemde Libya’da çeşitli sektörlerde pek çok uluslararası fuar düzenlenmesi beklenmekte olup, firmalarımızın bu fuarlara katılmalarının yararlı olacağı değerlendirilmektedir.

 

Şirketlerimiz, tek başlarına ya da Libyalı ortaklarıyla birlikte genelde alt ve üst yapı alanında faaliyet göstermekte olup, inşaat projeleri üstlenmişlerdir. 2010 yılı sonunda 200 kadar firmamızın toplam tutarı 20 milyar Doları bulan 300’ün üzerindeki projesi olaylar nedeniyle 2011 yılında tamamen durmuştur.

 

Bankacılık

 

Önceki dönemde iki ülke arasındaki bankacılık işlemlerinde Türk bankalarının verdikleri teminat mektuplarının Libya makamlarınca kabulünde sorunlar yaşanmaktaydı. Buna karşın, 1977 yılında ortaklaşa kurulan Arap-Türk Bankası gerek ticaret, gerek yatırım alanlarında iki ülke işadamlarına kolaylık sağlamıştır. Anılan bankanın % 62.37’si Libya Dış Bank’ın kontrolünde, diğer hisseleri ise İş Bankası ve Ziraat Bankası’nın sahipliğindedir. Bankanın yeni döneme uygun şekilde güçlendirilmesi ve karşılıklı banka şubeleri açılması suretiyle bankacılık alanında ortak çalışmalar yapılması gündemdedir.

 

Ulaştırma

 

Devrim sırasında Libya'nın dış dünyayla bağlantısının yeniden kurulmasında THY’nin önemli katkısı olmuştur. Geçtiğimiz yıl 12 Eylül’de Bingazi’ye, 1 Ekim’de Trablus’a, 15 Aralık’ta da Misurata’ya tarifeli seferler düzenlemeye başlayan THY, Kasım ayında yeniden açılan Trablus Uluslararası Havalimanı’na inen ilk havayolu şirketi olmuştur. THY, halihazırda Trablus'a haftada 11, Bingazi'ye 10 ve Misurata'ya 7 tarifeli sefer düzenlemektedir. THY’nin seferlerin artırılmasına yönelik çalışmaları mevcuttur. Libya’yla ticari ve ekonomik ilişkiler geliştirmek isteyen işadamlarımızın ve firmalarımızın başkent Trablus’un yanısıra önemli ticaret merkezleri olan Bingazi ve Misurata’yı da ziyaret etmelerinin faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

 

İki ülke arasında deniz taşımacılığı, özellikle Ro-Ro seferleri düzenlenmesi üzerinde çalışılmaktadır.

 

Türkiye ile Libya arasında kara ulaştırması anlaşması bulunmamaktadır. Taşımaların tamamına yakını deniz yoluyla yapılmaktadır.

 

Enerji

 

Afrika’nın en büyük petrol ve dördüncü büyük doğalgaz rezervlerine sahip olan Libya, uzun yıllar maruz kaldığı uluslararası ambargoların 2003 yılında kaldırılması sonrasında bu zenginliğini, özellikle 2008’in ikinci yarısına kadar petrolde görülen büyük yükselişin de etkisiyle önemli bir ticari kazanç haline dönüştürebilmiştir. 2011’de iç karışıklık ve çatışmalar sırasında durma noktasına gelen petrol üretimi, devrimin neticelenmesini takip eden aylarda hızlı bir yükselişe geçmiş ve 2012 Mayıs ayı itibariyle devrim öncesi seviye olan 1,6 milyon varil/gün düzeyine yaklaşmıştır.

 

Birçok ülkede faaliyet gösteren Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) 2000 yılından beri Libya'da petrol arama faaliyetlerinde bulunmaktadır. TPAO, Fizan çölünde yapmış olduğu petrol keşiflerini en kısa sürede üretime almayı hedeflemektedir. TPAO'nun Libya'da bugüne kadar yaptığı toplam yatırım 180 milyon ABD Doları'nı aşmış durumdadır.

 

Libya'nın petrol üretiminin artırılabilmesi için gerek kamu gerekse özel Türk firmalarının mevcut üretim sahaları ile üretime alınmamış sahalarda yeni yatırımlar yapmaya ve Libyalı şirketlerle ortak çalışmalar yürütmeye hazır olduğu Libya tarafına aktarılmıştır.

 

Türk Petrolleri Şirketi (TPIC) ile Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC) yetkilileri Libya'nın 2012 yılı petrol ve ürün ithalat ve ihracat programı hakkında görüşmeler yapmaktadırlar.

 

Enerji Bakanlığımızdan üst düzey bir heyetin 2012 Şubat ayında Trablus'ta yaptığı görüşmelerde, elektrik, yenilenebilir enerji ile petrol alanlarında işbirliği imkânları ele alınmıştır.

 

Turizm

 

Akdeniz'e 1.800 kilometreye yakın kıyısı olan Libya'nın uluslararası turizm pastasından pay almak ve ekonomiye ilave kaynak sağlamak üzere bu alanda yatırımları teşvik etmesi beklenmektedir. Bu amaçla uygun yasal çerçeve ve altyapının hazırlanması halinde, Türk yatırımcıları gerçekleştirecekleri projelerle Libya'da bu sektörde faaliyet göstermeleri beklenmektedir.

 

2009 yılında imzalanan Vize Muafiyeti Anlaşması’yla turizm alanında Libya’dan ülkemize yönelik kaydadeğer bir hareketlilik görülmüştür. Bunun sonucunda 2008 yılında 43.779 olan ülkemizi ziyaret eden Libyalıların sayısı 2009 yılında 64.721’e yükselmiştir. Bu rakam 2010 yılında 60.917 ve 2011 yılında ise 53.562 olarak gerçekleşmiştir.

 

Öte yandan, çatışmalar sırasında yaralanan binlerce Libyalının ülkemizdeki hastanelerde tedavi görmelerinin iki ülke arasında sağlık turizminin gelişmesine katkıda bulunması beklenmektedir.

 

Mevcut fırsat ve avantajlara rağmen, ülkede eski dönemden kalma korumacı ekonomik modelin bir süre daha devam edeceğinin işadamlarımızca göz önüne alınmasında yarar olacağı düşünülmektedir. Öte yandan, yeni dönemde Libya’nın ekonomik alanda diğer birçok ülkeyle ilişkilerini geliştirme stratejisi çerçevesinde, rekabet ortamının giderek güçleneceği dikkate alınmalıdır. Bunun yanısıra ülkedeki geçiş sürecine bağlı olarak, önceki dönemde başlayan yatırımların askıya alınması ve yatırım ortamındaki belirsizliğin devam etmesi hâlihazırdaki başlıca dezavantajları oluşturmaktadır. Bu nedenle, geçiş dönemindeki hassas durumun yanısıra Libya’daki yatırım ve ticaret mevzuatının çok iyi bilinmesi, işadamlarımız için büyük önem arzetmektedir. Mevzuat ve iş takibi için yetkisiz aracılarla çalışmak yerine, yetkili mali ve hukuki danışmanlardan destek alınmalıdır. İyi Arapça bilen elemanlar istihdam edilmelidir. Büyükelçiliğimiz, Ticaret ve Çalışma Müşavirliklerimizce işadamlarımıza ve firmalarımıza müracaatları halinde gerekli bilgi ve destek verilmektedir.